Sıkça Sorulan Sorular

Türk evi nedir, nasıl yaptırılır ve süreç nasıl yürür? 5 başlıkta 24 soru ve yanıt.

Türk evi nedir, bugün ne anlama gelir?
Türk evi bir üslup değil, bir yaşam düzeninin mekâna tercümesidir. Kökleri Orta Asya'ya uzanan bu düzende odalar, sofa denilen ortak yaşam merkezinin etrafında toplanır; avlu ve eyvan evi dış dünyaya kapatmadan mahremiyet sağlar. Bugün aradığımız şeyler, yani doğayla ilişkisini kesmeyen, ailenin birlikte yaşamasını merkeze alan ev, o düzende zaten çözülmüştü. Türkevimiz'in işi bu çözümü müzede bırakmak değil, bugünün ihtiyaçlarına göre yeniden kurmaktır.
Türk evi tek tip midir?
Değildir; ortak bir grameri olan ama her yörede farklı konuşan bir yapı ailesidir. Orta Anadolu'da kerpiç yığma, Doğu Karadeniz'de taş ve ahşap çatkı, sıcak yörelerde dış sofa ve düz dam, soğuk yörelerde kapalı sofa ve eğimli çatı görürsünüz. Bunun sizin için anlamı şu: doğru Türk evi, kataloğdan seçilen bir model değil, arazinizin ve yaşama biçiminizin gerektirdiği evdir.
“Doğa, sağlık, yuva” derken neyi kastediyorsunuz?
Bu üçü, bir evden beklediğimiz şeyin özeti. Doğa: ev araziye, iklime ve manzaraya göre kurulur; güneşi ve rüzgârı hesaba katar, mekân avlu ve sofa üzerinden kademeli olarak dışarıya açılır. Sağlık: ahşap, taş ve kerpiç gibi nefes alan malzemeler iç havayı dengeler, kimyasal salınım yapmaz. Yuva: plan şeması ailenin nasıl yaşadığına göre kurulur; birlikte olmayı da geri çekilmeyi de mümkün kılar. Bir evin gerçekten iyi olup olmadığı, bu üçünü aynı anda verip veremediğiyle anlaşılır.
Neden hazır proje yerine kendime özel bir ev yaptırayım?
Hazır proje araziyi değil, kâğıdı tanır. Aynı çizim kuzeye de güneye de, eğimli araziye de düz araziye de kurulduğunda; kışın ısınmayan, yazın serinlemeyen, manzarasına sırtını dönmüş bir ev çıkar ortaya. Kişiye özel tasarımda ise sıra tersine döner: önce arazi ve aile okunur, sonra çizgi çekilir. Aradaki fark metrekare fiyatında değil, o evde geçireceğiniz otuz yılda ortaya çıkar.
Tasarıma nasıl başlıyorsunuz?
İki okumayla: araziniz ve ailenizin yaşama biçimi. Arazide eğim, yön, manzara, rüzgâr ve zemin durumu incelenir; imar durumu ve yapılaşma koşulları çıkarılır. Ailede ise günün nasıl geçtiği konuşulur: kim nerede çalışıyor, misafir nasıl ağırlanıyor, çocuklar nerede oynuyor, mutfak hayatın neresinde duruyor. Bu iki okuma tasarım özetine dönüşür; plan şeması ondan sonra kurulur. Geleneksel Türk evinde plan şemasının bir yaşam belgesi olması tam da budur.
Anahtar teslim süreç nasıl işliyor?
Süreç beş aşamada yürür: tasarım (mimari proje ve detaylar), ruhsat (imar, onaylar, resmî süreç), kaba yapı (temel, taşıyıcı sistem, çatı), ince yapı (doğrama, kaplama, tesisat, ahşap işçiliği) ve teslim. Anahtar teslim demek, bu beş aşamanın tek sorumluluk altında toplanması demektir: proje, malzeme, usta koordinasyonu ve şantiye yönetimi ayrı ayrı sizin işiniz olmaz.
Süreci kim yönetiyor, ben ne kadar uğraşacağım?
Süreci biz yönetiriz. Ustaların koordinasyonu, malzemenin zamanında şantiyede olması, işlerin sırasının bozulmaması bizim işimizdir; sizin işiniz karar vermektir. Aşamaları ve kararları kayıt altında tutarız; böylece hangi işin nerede olduğu ve neyin neden değiştiği yazılı kalır. Bu, ev yapım sürecinin en yorucu tarafını, yani sürekli koşuşturmayı ortadan kaldırır.
Geleneksel bir evde modern konfor olur mu?
Olur, hatta olması gerekir. Yalıtım, ısıtma-soğutma, tesisat ve akıllı ev sistemleri geleneksel kurguyla çatışmaz; doğru tasarlandığında görünmeden yerine oturur. Üstelik Türk evinin kendi kurgusu modern hayata hazırdır: sofa çok amaçlı bir yaşam alanıdır, oda çalışma odasına dönüşebilir, eyvan iç ile dış arasında bir geçiş mekânı sunar. Gelenek burada geride kalmışlık değil, modern yaşamın eksiğini tamamlayan çözümdür.
Doğal malzeme gerçekten fark yaratır mı?
Yaratır. Ahşap ve kerpiç nem alıp verir; iç hava kuru ya da boğucu olmaz. Kalın taş ve toprak duvar ısıyı depolar, gece ile gündüz arasındaki farkı yumuşatır. Bu malzemeler kimyasal salınım yapmaz ve onarılabilir: bozulan parça değişir, yapının tamamı elden çıkarılmaz. Türk evi doğal malzemeyi rastgele değil, iklime uyum ilkesiyle kullanır; sağlıklı ev arayışının cevabı yeni bir moda değil, yüzyılların denemesidir.
Elimde tarihi bir ev var, restorasyon da yapıyor musunuz?
Yapıyoruz. Restorasyonda ilk koşul özgünlüğün korunmasıdır; ilke, en az müdahaleyle yapıyı sağlamlaştırıp geleceğe aktarmaktır. Asıl risk plan şemasının bozulmasıdır: duvarlar kaldırıldığında, mekân kurgusu değiştirildiğinde ev kimliğini kaybeder. Rölöve, restitüsyon ve restorasyon sürecini; yapının kendi mimarisini bilerek yürütürüz.

Sorunuz burada yanıtlanmadı mı?