İstanbul / Kilyos

Kilyos Evleri

Mimarisi, yapım geleneği ve yöresel yapım bilgisi

İstanbul'un Karadeniz'e açılan kuzey ucunda, Sarıyer'e bağlı Kilyos, resmî adıyla Kumköy, adını kıyısını kaplayan geniş kumullardan alan bir kıyı köyüdür. Buranın yapı geleneği, İstanbul'un iç mahallelerinden farklı olarak açık denizin nemli ve tuzlu rüzgârıyla biçimlenmiştir: alçak falezlerin ve kum tepelerinin üstüne oturan evler, ağır kışları ve sürekli rutubeti karşılamak için genellikle taş bir zemin kat ile onun üzerine oturan hafif ahşap bir üst kattan kurulur. Tuzlu rüzgârın duvarları yalamasına karşı geniş saçaklar, yağmuru gövdeden uzağa atan çıkmalar ve kalın örülmüş taş temeller bu kıyının kendine özgü, sade ve dayanıklı dokusunu oluşturur.

Kilyos'un en somut yapı tanığı, kıyıya hâkim yükseltinin üstündeki Ceneviz kökenli kaledir; Sultan II. Mahmud döneminde onarılan bu taş hisar, denize bakan burnun üzerinde köyün silüetini belirler ve hemen yakınındaki Kilyos Feneri ile birlikte bölgenin denizle olan eski bağını anlatır. Antik çağda küçük bir balıkçı köyü olarak doğup Roma döneminde gelişen, Bizans ve Ceneviz elinden geçip Osmanlı'ya katılan yerleşim, Osmanlı çağında Levanten bir nüfusu da barındırmış; 1930'a kadar Çatalca'ya bağlı bir nahiyeyken bu tarihte Sarıyer'e geçmiştir. Bu katmanlı geçmiş, kaledeki kaba yonu taş işçiliğinden köyün balıkçı dokusuna kadar Kilyos'un malzeme diline sinmiştir.

Denize doğrudan bakan ve rüzgâra sırtını dönemeyen bu konumda ev planı da denizle uzlaşmak zorundadır: yaşama mekânları çoğunlukla güneşi ve manzarayı alan cepheye toplanır, taş bir avlu ya da bahçe duvarı hem kumu ve rüzgârı keser hem de küçük bir korunaklı dış oda yaratır. Ahşap üst katın çıkması, sınırlı zemin izinden daha ferah bir sofa ve manzara sağlarken, taş zemin kat serin ve nemden korunaklı bir taban kurar. 1970'lerden itibaren Marmara kıyıları kirlenince Kilyos'un temiz kumsalları İstanbullular için bir hafta sonu ve yazlık cazibesine dönüşmüş, bu da köyde müstakil bahçeli ev ve yazlık kullanımını kıyının başat konut biçimi hâline getirmiştir.

Kilyos'un bu taş-ahşap ikilisi, açık Karadeniz kıyısının kendine özgü koşulunda bugün de anlamını korur: kalın taş duvarla nefes alan ahşabın birlikte çalıştığı bir kabuk, bu kıyının yüksek nemi ve tuzlu havası altında iç iklimi dengeler, yoğuşma ve küf riskini azaltır. Geniş saçak ve denize doğru doğrulanmış cephe ise yazın rüzgârı ve gölgeyi, kışın ısıyı mekanik sisteme yaslanmadan tutmayı kolaylaştırır; bu, kıyının kendi malzemesiyle kurulmuş sade bir dayanıklılıktır.

Bugün Kilyos, büyük ölçüde yazlık ve hafta sonu evlerinden oluşan bir kıyı yerleşimidir; bu yüzden burada geleneksel dokuya sadık, taşı ve ahşabı doğru kullanan nitelikli müstakil ev ile eski yapıların özenli restorasyonu, denizin nemine ve tuzuna hâkim usta eller ister.

Hayalinizdeki ev için evinizi anlatın. Bölgede ahşabı, taşı ve geleneksel işçiliği bilen bir usta ya da zanaatçıysanız aramıza katılın.

1. Evini anlat

Nasıl bir ev istediğini birkaç cümleyle yaz; teknik bilgi gerekmez.

2. Netleşsin

Arsa, bütçe ve yapım yöntemi — yolun başında konuşulması gerekenler.

3. Yola çık

Tasarımdan ruhsata, ustadan malzemeye sıradaki adım belli olsun.

Sıkça Sorulan Sorular

Kilyos'ta geleneksel bir ev yaptırmak ne kadar sürer?

Tasarım ve ruhsat süreci genellikle 1-3 ay, inşaat ise büyüklüğe ve yapım yöntemine (ahşap karkas, taş, yığma) göre 4-12 ay arasında değişir. İşi bilen ellerle süreç netleşir.

Türkevimiz'de talep oluşturmak ücretli mi?

Hayır, ücretsizdir ve sizi hiçbir şeye bağlamaz. Ağa katılmak da ücretsizdir.

İstanbul dışından usta çalışabilir mi?

Evet. Özellikle restorasyon ve geleneksel yapım gibi uzmanlık gerektiren işlerde ustalar çoğu zaman il dışından gelir.

İstanbul genelindeki yapım geleneği için İstanbul'da Türk Evi Yaptırmak sayfasına göz atın.

Kilyos'ta Evinizi Bugün Planlamaya Başlayın

Ücretsiz talep oluşturun; Kilyos ve çevresindeki evinizi tasarımdan teslime kadar birlikte planlayalım.

Ücretsiz Talep Oluştur